Kablosuz Ağlarda Çevresel Engeller 07 August 2006

Giriş

Çevresel faktörler ve cihazlarınızın arasında havadaki tüm değişkenler kablosuz ağınızı, bağlanılabilirliğini ve hızını etkileyebilir. Bu yazının amacı sizlere, kablosuz ağınızın iletişimine engel olabilecek bir çok olasılığı göstermek ve kablosuz ağ bağlantınızın baş düşmanlarını daha iyi tanıtmaktır.

Doğal Faktörler

Yağmur, kar, yüksek nem oranı, aşırı sıcak / soğuk hava şartları, sis gibi gayet normal olarak görülen etmenler dışında, şiddetli rüzgarlar bile kopuk ve ya yavaş bir bağlantıya sebep olabilir. Çevredeki etmenleri iyi bir şekilde kontrol edin: %97 si su olan insanlar bile kablosuz ağın iletişememesine sebep olabilir.

Su, kablosuz bağlantı sinyallerini emer ve difüzyona uğratır. Su içerebilecek bir şeyi kablosuz bağlantılarınız arasına koymaktan kaçınınız. Ağaçlar ve yaprakların çoğunluğunun su olduğunu, ve bağlantınızı kısmen ve ya tamamen engelleyebileceğini unutmayın.

Tüm fiziksel nesneler sinyalleri ya tamamen ve ya kısmen emerler, ya yansıtır, ya kenarlarından kırar, ya da öylece içinden geçmelerine izin verir. Metal ve su (insan içerisindeki su dahil) sinyalleri emmeye ya da yansıtmaya meyillidir. Hava, su ve cam, daha çok sinyallerin, onları zayıflatarak geçmesine izin verir. Dışarıda ise engel olabilecek her türlü bitki ve hava şartları kablosuz sinyalleri etkileyebilir.

İnsan Yapıları ve Cihazları

Bazı çevresel etmenlerin bağlantınızla kesişip kesişmediğinin anlaşılması çok daha zordur. Bakır gibi kablolama ve inşaya sahip bina yapıları, betonarme sütunlar, su taşıyan kanallar ve ya tesisat boruları bağlantı kesintileri sebepleridir. Mikrodalga fırınlar ve kablosuz telefonlar bile, yaydıkları elektromanyetik alan ve kullandıkları 2.4ghz seviyesi frekans nedeniyle kablosuz iletişimi engelleyebilir ve ya karıştırabilir.

Diğer bir sorun ise, kablosuz bağlantınızla aynı frekansta olan ve sizin hiç de istemediğiniz sinyal, parazitliktir. Parazitlik genellikle mikrodalga fırınlardan, cep telefonları, kablosuz telefonlar ve fotokopi makineleri gibi cihazlardan gelir.

Tablo 1’de de görülebildiği gibi bir çok temel yapı malzemeleri ve genel bina yapı türleri, kablosuz ağ sinyalinin en az yarısından fazlasının kaybolmasına sebep olur. Fakat metal ve su, kablosuz ağ sinyalini tamamen engelleyerek iletişimi durdurur. Metal kapılar ve tanklar / depolar, en gelişmiş kablosuz ağ teknolojilerinin bile performansını düşürebilir.

Tablo 1: malzemelere göre sinyal kayıpları

İç Duvar Malzemesi ve Etkenler Sinyaldeki Azalma
Kontraplak vs… %20’den az
Cam, Bina İçi Kapılar %30 – %60 arası
Çift Cam, Beton ya da Tuğla Duvarlar %90 – %95 arası
Büyük Metal ve Buzdolapları gibi Büyük Su Yığınları %100

Boş Alan Doğrultusu Kayıpları

Hiç bir engelin bulunmadığı ortamda bile birincil engel aslında, mesafe (boş alan doğrultusundaki) kayıplarıdır. Bu kayıp sinyal gönderiminin / alımının bina içinde ve ya dışında olmasına bağlı değildir. Boş alan doğrultusu kayıpları, antenden uzaklaşan sinyalin havaya yayılırken gücünü kaybetmesidir. Sinyal diğer uca ulaştığında kayba uğrar. Dağılma hızı uzaklığa ve frekansa doğrudan bağlıdır. Diğer bir değişle; anten frekansı arttıkça kayıp da artar, çünkü kısa dalgaboyları, uzun dalgaboyları kadar engelleri atlatamaz.

Sinyal İletiminde Elektrik ve Manyetik Alanlar

Sinyal iletiminin kanal kapasitesi ve hızı büyük ölçüde elektrik ve manyetik alanlara bağlıdır.

Kablosuz ağ sinyallerinin bu kısmi ya da tamamen kesintisine sebep olan 3 temel etken vardır:

  • Frekans uzaklığı, yoğunluğu ve tekrarbağlanım süresi.
  • Kablo ve alan korumaları
  • Veri İletimi Korumaları (Tekrar Kontrolü, Hata Düzeltme, vs…)

Bir çok durumda sinyaldeki azalma / etkilendirme, aşağıdaki durumlara bağlı olabilir:

  • Etraftaki tren yolu, üretim binası ve asansör gibi, yüksek gerilim hatlarının varlığı, yüksek indüksiyonlu alan üreticileri
  • Etraftaki halka açık yayın araçları, polis/yangın istasyonları, servis radyosu/telsizi, diğer kablosuz ağlar, cep telefonları, kablosuz telefonlar ve baz istasyonları gibi elektromanyetik alan yayıcılar
  • Birbiriyle her türlü (frekans olarak, yön olarak, kanal olarak) çakışabilecek sinyaller

Sonuç

İnsanlar kablosuz ağ sinyalleri gibi radyo frekansındaki sinyalleri ve elektromanyetik sinyalleri göremediği için, deneme-yanılma yöntemlerine güvenip antenin en iyi çekim alanını ancak tahmini olarak bulmaya çalışabilir. Yeni teknolojiler çıkmaya devam ettikçe, yeni bağlanamama sorunlarıyla birlikte, bu sorunlar için yeni çözümler her zaman ortaya çıkacaktır.

Kaynaklar